Mardin Gezilecek Yerler

0
311
Mardin Kalesi

Kültürlerin ve medeniyetlerin birleştiği ve kaynaştığı bir harikalar diyarı diyebiliriz Mardin için. Anadolu toprakları tarımsal olarak bereketli olmasının yanında medeniyetler açısından da dünyanın nadir bereketli coğrafyalarından biridir. İşte Mardin, birçok medeniyetin ve dinin yaşandığı bir şehir olduğundan dolayı benim gözümde dünyanın en zengin şehirlerinden biridir. Burada iki gün takıldığınız zaman sanki sizin için zaman duruyormuş gibi, kendinizi yüzyıllar öncesinde orada yaşayan biri olarak düşünüyorsunuz.

Bu kadar zenginlik kelimesini kullanmamın sebebi; Hititler, Asurlar, Urartular, Persler, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı imparatorluğu gibi büyük medeniyetler buralarda da hükmetmiş ve eserlerini bırakmış, sonrasında gelenler de bunları korumak için ellerinden geleni yapmaya çalışmış bir şehir Mardin.

Mardin’i bana sorarsanız yürüyerek gezmenizi tavsiye ederim. Şehir merkezindeki tarihi alanları rahatlıkla yürüyerek gezebilirsiniz. Eski Mardin’in sokakları dar ve doğal olarak park sorunları yüzünden araba ile çile çekmenizi istemem.  Hem yürüyerek meşhur Mardin taş evlerini ve daracık taştan sokaklarını seyrederek turunuzu tamamlayabilirsiniz. Hem şehri gezerken karnınız acıkırsa zengin yemek kültürüne sahip Mardin restoranlarında bir şeyler yiyebilir, meşhur badem şekerinin tadına kahvenizi içerken bakabilirsiniz.

Mardin Evleri

Mardin evleri

Mardin evleri denilince, daracık sokakların içinde, fazla katlı olmayan ve kendisine has bir mimarisi olan taş evlerle gözünüz bayram ediyor. Sarı kalker taşından yapılan evlerin en önemli özelliği sıcak ve soğuğu izole edebilmesidir. Bu harika taş yapılara aynı zamanda Mardin çarşılarında da rastlayabilirsiniz.

Deyrulzafaran

Deyrulzafaran Manastırı şehre çok yakın konumda bulunup (4-5 km) Milattan Sonra 5. Yüzyılda Süryaniler tarafından inşa edilmiştir. Doğal olarak buralarda Süryanilerin hem tarih hem de yemek kültüründe büyük katkıları bulunmaktadır. İçerisinde çeşitli mozaikler bulunmakta olup daha önceki 52 patriğin de mezarları buradadır.

Ulu Cami

Ulu Cami

Şehrin merkezinde bulunan cami, kendine has mimarisi, 2 adet minaresi (günümüzde bir tanesi ayaktadır), etrafındaki kitabeleri ve her gelen Müslüman devletin katkı sağladığı ihtişamlı bir camidir. Caminin minaresinde cennetle müjdelenmiş 10 sahabenin isimleri de yazılı bulunmaktadır. Caminin çevresinde Kayseriye Çarşısı bulunmakta olup bakır eşyalar ve kuruyemiş ürünlerinin satıldığı bir mekandır. Gezmenizi tavsiye ederim. Ayrıca görülmesi gereken camilerden biri de Şehidiye Camii ve medresesidir.

Mardin Kalesi

Mardin Kalesi

Tarihi çok eski dönemlere kadar uzanan kalenin ihtişamlı ve heybetli yapısından dolayı lakabı ‘Kartal Yuvası’dır. Bulunduğu yer ve konumu itibariyle stratejik özelliği bulunan bu kaleye sahip olan bu bölgeye de sahip olmuş oluyordu.

Kasimiye Medresesi

Kasimiye Medresesi

Akkoyunlu Sultanı Kasım İbn Cihangir tarafından 15. Yüzyılda inşa edilmiş medrese, Artuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir. Mardin’de mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Günümüzde El Ceziri Sanat Müzesine ev sahipliği yapmaktadır. Buraya yakın bir mevkide Zinciriye Medresesi de bulunmakta olup yaklaşık aynı dönemlerde inşa edilmiştir. Zinciriye Medresesi aynı zamanda astronomi bilimi için rasathane olarak ta kullanılmıştır. Bunların dışında Savur Kapı Medresesi de bu şehirde olup görülmesi gereken yerlerden biridir.

Dara Harabeleri

Dara Harabeleri

Nusaybin yolu üzerindeki Oğuz köyünde bulunan Dara Mezopotamya Harabeleri M.Ö. 500’lü yıllarda inşa edilmiştir. Adını Pers kralından almasının yanında Roma döneminde de önemli bir yeri bulunmaktadır. Bazı yapıları toprağın üzerinde bazı yapıları ise toprağın altında sarnıç şeklinde olup geniş bir alana yayılmıştır. Burası Mezopotamya’nın en önemli yerleşim yerlerinden biri olup Mardin merkeze yaklaşık 40 km. mesafededir.

Mor Gabriel Manastırı

Mor Gabriel Manastırı

Mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olan Midyat’a bağlı Güngören Köyünde 397 yılında bu manastır inşa edilmiştir. Bu bölgedeki manastırlar gibi bu da Süryani manastırı olup, Süryaniler için çok kıymetli bir öneme sahiptir. Adını, Turabbin Metropoliti Mor Gabriel’den almıştır. Burayı Süryaniler ikinci Kudüs olarak görmektedir.  Bunun dışında bir de Kırklar Kilisesi de ziyaret edilebilir.

Mardin Müzeler

Müzeler

Mardin Müzesi, Asurlulardan Osmanlı İmparatorluğu’na  kadar uzanan geniş bir eser yelpazesine sahiptir. Müze 1942 yılında kurulmuş olup, bina Süryani Katolik Patrikhanesi olarak inşa edilmişti. Mardin’in kendisi açık hava müzesi olmasına rağmen içerisindeki eserler mutlaka görülmesi gerekmektedir. Bunun dışında 2009 yılında açılan Sakıp Sabancı Müzesi de gezilecek ve görülecek yerler listesine eklenebilir. İçerisinde ayrıca Dilek Sabancı Sanat Galerisi de bulunmaktadır.

Revaklı Çarşı

Revaklı Çarşı

Mardin’de bu kadar gezdikten sonra, son olarak biraz da alışveriş yapmak lazım. İşte bunun için gitmeniz gereken yer Revaklı Çarşı’dır. Mardin’in meşhur Telkari takılarından, sabunlarından, badem şekerlerinden ve yöreye özgü el sanatlarından alabileceğiniz bir yer.

Son olarak buraya kadar gelmişken Midyat’ı gezmeden geri dönülmez. Yöre kültürünü, insanını, yemeğini ve yapılarını mutlaka görmenizi isterim. Tek kelime ile sanki bir film platosu gibi bir yer.

Konum



Mehmet F. AYAN
YAZAR

Mehmet F. AYAN

Kadrajıma sığabilen herşey ilgi alanıma girer.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz